6 Nisan 2009 Pazartesi

Yeni Hayat-Bölüm 1



Alışverişi bitir, ellerin ne güne duruyor, kendin yap, eskisi gibi

Dil kitaplarının izini sür

Hafifle

Telefon kartı al, telefon kulübelerinin yerini öğren

Çimlendir

Spor yap, biriktirdiklerin aksın gitsin sen terledikçe

Az konuş, çok seyret

Kimyasallardan uzak dur, alternatiflerini bul, aşırıya kaçma

İşte gerekenleri yap, iş dışında özgürsün

Susayınca su iç

Az harca, az biraz biriktir

Bankalardan olabildiğince uzak dur

Mutlu olmadığın yerde durma

Git demekten korkma

Kal demekten de

Gel demekten kork, iki kere düşün

Sevilmediğin yerde de mutlu ol

Ayaklarını sev

Sabahları güneşe selam ver, güneş hep orada göstermese de kendini

Duş alma, banyo yap, taslı lifli kovalı, türk hamamı gibi oturarak

Sevdiklerinin ev adreslerini edin, kartlar yap gönder, mektuplar bir de

Mandolinini ihmal etme, o da seni etmesin, whistle'ı da

Zeytinyağı ye

İtme de çekme de, bırak kendi menzilinde dönsün dünya

Olduğun ol, olduğunu sev, olanları bir de, olacaklardan ziyade

Hayaller kur, sonra unut, unut ki planlara dönüşmesinler, unuttukça yenilerini kurabilesin

Ağustos 2008

7 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

seviyorum seni..
Ayaklarını da seviyorum..
Hayatı algılayışını da...
Sesini de seviyorum.
Arkadaşlığını da...
Sanırım yazılarını da çok seveceğim..

Hoşgeldin...

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ne iyi geldi okumak... Çok teşekkürler...

owl dedi ki...

Çok güzel bir yazı. Ve ne güzel benim gibi baykuşları seven bir blog yazarının bloguyla tanışmak.

Ann-Thannath dedi ki...

Ne guzel, artık yorumlarım da var...Tesekkür ederim Aydan Atlayan Kedi ve Owl...Bugünlerde kediler ve baykuslar öyle güzel çıkıyorlar ki karşıma, işte yine burda da oldu..

ve Brajeshwari, ne Şans ki hayat bizi bir kere karşılaştırmakla yetinmedi... :)

hayalcianne dedi ki...

şansmı ki bende bu satırları okudum
yoksa aradıklarımı bulma yolumda
karşıma çıktın

burcu yu bulmak yeterince güzeldi ama seni bulmakta aynı etkiyi verdiii
her kelimenin insanca manaları için terbrik ve teşekkür ederim

o kadar azsınız ki gökyüzünden yıldızları toplar gibiyim ceplerime ihtiyacım olunca çıkarıp aydınlatıyorum ruhumdaki karanlıklarımı
sevgiler

Ann-Thannath dedi ki...

ne güsel bi annesin sen de...ben de çok teşekkür ediyorum, çünkü bu yemekler ve onlarla aktarılan bu güsel enerji de benim içimde çiçekler açtırdı...

emre dedi ki...

harikaymış!

tek itiraz: 'gel' demekten de korkma. daha doğrusu... korkma... hiçbi şeyden, hiçbi zaman...

tek kemküm: ayaklar :p